EYYÜPNEBİ BELDESİ VE EYYÜP PEYGAMBER’ İN TÜRBESİ
Viranşehir’in Kuzeybatısında olup, Viranşehir-Şanlıurfa Karayolunun 6. Km’ sinden kuzeye sapılarak 15 km’lik asfalt yol ile Eyyüpnebi Köyüne ulaşılır. Burada; Hz. Eyyüp Peygamberin , Hz. Rahime’nin ve Hz. Elyasse peygamberin türbeleri bulunmaktadır. Bu köy Hz. Eyyûb’un adı ile anılmaktadır Türbeler bakımsız ve harap halde iken 1992 yılında Şanlıurfa Valiliği tarafından başlatılan restorasyon çalışmaları ile türbeler ve çevresi tümüyle orijinalliği korunarak yeniden inşa edilmiştir. Bu türbeler Karayolu ile Hicaz’a giden hacıların tavaf ettiği kutsal türbelerdir.Bu kutsal mekanlar çevre il ve ilçelerden her gün,özellikle Cuma günleri ve bayram arifelerinde ziyaretçi akınına uğramaktadır. Şanlıurfa Valiliğince başlatılan ve Turizm Bakanlığınca desteklenen proje tamamlandığında önemli bir ziyaret ve uğrak yeri olacağı kesindir.Bu mekanların bulunduğu Eyyüpnebi Köy 1998 yılında belde haline getirilmiştir.

HZ.EYYÛB’UN TÜRBESİ:Eyyubnebi Köyünde camiinin güneydoğu köşesine 15-20 m mesafede olan makam. Buradaki makamın üzerine kubbeli bir bina yapılmış ve ziyaret edilmektedir.Özellikle Arife ve bayram günleri büyük ziyaretçi kalabalığı oluşmaktadır.
HZ.RAHİME TÜRBESİ: Eyyubnebi Köyü höyüğünün kuzey-batı yönünde,höyüğe 50 m mesafedeki Makam Hz.Eyyub’un hanımı Hz. Rahime’nin türbesi olarak ziyaret edilmektedir.

HZ.ELYESA TÜRBESİ: Hz.Eyyub Türbesinin güneybatısında köye 500 m kadar mesafedeki makam Hz.Elyesa türbesi olarak bilinmektedir. Hz.Eyyub’u ziyarete geldiğinde ona ulaşamadan o mevkide vefat ettiği rivayet edilmektedir..

HZ EYYUP PEYGAMBER VE VİRANŞEHİR

Hz. Eyyüp(a.s) milattan önce 1263’te Şam ile Ramle arasında dünyaya geldiği rivayet edilir. Hz. İshak’ın neslindendir. Hanımı Hz. Rahime ise Hz. Yusuf'un torunudur. Gençliğinde güzel huyu ve dürüstlüğü tartışılmazdı. Kutsal Kitaplarda övülen Allah’ın bizzat Vahyi ile şereflendirilen bu aziz peygamber de, diğer peygamberler gibi peygamberliğin merhamet, şefkat, mizaç misafirperverlik, cömertlik ve şükürle vasıflandırılmıştır.



Allah tarafından bir kula verilebilecek nimetlerin en büyüğüne nail olmuştur. Allah’u Teala Hz. Eyyub’e dedesi Hz. İshak’ın duası ve bereketi ile çok mal ve servet verdi. Sürülerle hayvanlar, bağlar, bahçeler ve çok evlat ihsan etti. O bu ihsanlara ibadetle karşılık verdi.

İblis kıskandı ve Allah’a: “Yarabbi! Eyyub'un ibadeti çoktur. Lakin hangi kul vardır ki sen bu kadar nimet veresinde ibadet etmemiş olsun. Beni onun malı üzerine musallat kıl; ta ki onun bütün malını helak edeyim. O zaman senin nimetine nasıl küfran edeceğini gör” dedi. Allah’ta “ya mel’un elinden ne gelirse işle” diye iblise ruhsat verdi. İblis evvela Eyyub'un malını helak etti. Eyyup sabır etti, sonra yine Allah’ın ruhsatıyla eyyub’un çocuklarına musallat olarak bulundukları evi başlarına yıkıp helak olmalarına sebep oldu. Hz. Eyyub yine sabır etti. iblis bu defa Eyyub’un şahsına musallat olmak istedi. Eyyub secdedeyken iblis yeraltından gelip ağzına üfledi. İblisin nefesi sabır peygamberinin bütün vücudunu ateş gibi yakıp kıpkırmızı etti. Hz. Eyyub’un başından gözlerinden dilinden ve yüreğinden başka sağlam bir yeri kalmadı. Büyük derde belaya düştü Eyyub yine sabır etti. Belası arttıkça sabrı da arttı. İblis son defa Hz.Eyyub’un hanımına da musallat olmak istedi yine muvaffak olamadı. Nihayet Eyyub peygambere iman etmiş olan üç kişi bir gün onu ziyarete geldiler. Ve dediler ki “eyyub ki bu kadar derde müptela oldu; bunca zamandır Allah’tan bir yardım ve merhamet yetişmedi. Öyle görünür ki Allah bundan vazgeçmiştir. Yoksa bela son bulurdu” dediler. Eyyub bunu işitince çok incindi, Allah’ın kendisinden vazgeçme ihtimali onu çok üzdü. Allah’a yalvardı Allah merhamet etti. Allah’u Teala ona “ayağını yere vur su çıksın” dedi. Eyyub ayağını yere vurdu, yerden latif bir su çıktı, onunla yıkandı ve o sudan içti sonuçta bütün dertlerinden kurtuldu.



İşte bu olayların geçtiği yer genel bir ittifakla Şanlıurfa il merkezi ve ilçemizin Eyyubnebi beldesidir.

Şanlıurfa il merkezinde bulunan Hz. Eyyub Peygamberin çile çektiği mağara, Eyyub Peygamber makamı olarak ziyaret edilmektedir.
Sabır Peygamberi Hz. Eyyub’un mübarek türbesi ilçemize bağlı Eyyubnebi beldemizdedir.
Hz. Eyyub’un Hasta iken sırtını yasladığı küresel bazalt taş (bu taş sabır taşı olarak adlandırılır.) ilçemize bağlı eyyubnebi beldemizdedir.
Hasta iken suyundan içtiği, suyu ile yıkandığı ve hastalıklardan Arileştiği(süt kuyusu olarak adlandırılır.) kuyu eyyubnebi beldemizdedir.
Zevcesi Hz. Rahime’nin türbesi Eyyubnebi beldemizdedir.
Oğlu hamvel ve bışır’ın türbeleri eyyubnebi civarındaki tılgören (yollarbaşı) köyündedir.
Eyyubnebi civarındaki Gırlavuk(Arısu) köyünde de Hz. Eyyub’un bir oğlunun türbesi bulunmaktadır.
HZ. ELYESSA’ PEYGAMBER

Hz. Elyessa Şam tarafından yola çıkarak Allah’ın sevgili kulu olan sabır timsali Hz. Eyyub’u ziyaret etmeye gelir. Uzunca günler yaya olarak yol yürüdükten sonra Hz. Eyyub’un bulunduğu köye oldukça yaklaştığı sırada iblis insan kılığına girerek onun önüne çıkar ve nereye gideceğini sorar. Hz. Elyessa Eyyüb Peygamberi ziyaret etmeye gideceğini ve aylardır yol yürüdüğünü söyleyerek yolunun daha çok kalıp kalmadığını İblis’ten sorar. İblis” Bu halinle sen nere Eyyub Peygamberin bulunduğu köy nere? Geldiğin yol kadar yolun var der. Halbuki Hz. Elyessa Hz. Eyyub’un bulunduğu köye oldukça yaklaşmıştı. Yorgun ve bitkin bir durumda olan Hz.Elyassa daha fazla yol gitmek için kendisinde takat bulamayınca Allah’a “Ya Rabbi! Ben yorgun ve bitkin bir durumdayım,emanetini benden al.” Diye dua eder.Elindeki asasını yere batırdıktan sonra Allah’ın rahmetine kavuşur.Yere batırmış olduğu asası türbesinin başında bir ağaç olarak yeşerir. Hz. Elyessa’nın türbesinin bulunduğu yerdeki ağaç 1990 li yıllara kadar yaş iken sonradan kurumuş olup bu türbe restore edildikten sonra da ağacın bu kütüğü mezarın yanında muhafazaya alınmıştır. İşte Eyyubnebi beldemizde tepenin bir yamacında Hz. Eyyub diğer yamacında da onu ziyarete gelen Hz. Elyessa peygamberin mezarlarının birbirine anlamlı bakışlarını ve duruşlarını görüyoruz.
Yukarıda bahsedilen bu mübarek türbeler, IV.Murat’ın Irak seferini yaptığı sırada “buradan geçerken Eyyüp Peygamberin mezarını rüyasında görmesi üzerine”padişah tarafından Eyyüp Peygamberin mezarı şimdiki Eyyüpnebi Beldemizde bulduruldu. 1992 yılında Şanlıurfa valiliği tarafından bu mübarek türbeler restore edilerek koruma altına alındı.
TILGORAN KÖYÜ(Yollarbaşı ):Eyyubnebi Köyünün güneyinde 5 km mesafedeki höyüklü köy.Bu köy höyüğü ile tarihi bir köydür.Adı “mezarlar” höyüğü anlamına gelmektedir.Höyüğün doğu yönünde ve hemen dibinde bir mezar mevcuttur.Bu makam,Hz.Eyyub’un oğlu Hamvel’ın mezarı olarak ziyaret edilmektedir.
GIRLAVIK KÖYÜ:Eyyubnebi köyünün kuzeyine düşen bu köyde de Hz.Eyyub’un bir oğlunun mezarı olarak ziyaret edilen bir yer mevcuttur.