Konyanın Jeolojik Konumu

KONYA'NIN JEOLOJİSİ
Konya il sınırları içerisinde kalan alan, Türkiye'nin Ana Tektonik Ünitelerinden Orta Anadolu Birliği''nin güney kesimi ile Toros Birligi'nin orta kesiminde kalmaktadır. Toros Birliği farklı iklime ortalarını yansıtan ve geç Kretase Paleosen (ikinci zaman sonu dördü"üncü zaman başlangıcı) döneminde gelişen sıkışma kuvveleri ile üst üste bindirilrniş kütlelerden meydana gelmektedir. Konya il sınırları içine giren alanda bunardan Bozkır Geyikdaği ve Aladag- kütleleri gözlenmektedir. Gerek Toros Kuşağında, gerekse Orta Anadolu birliğinde yörede yuzeyleyen en yaşli kayaçlar olarak Paleozoik (birinci zaman) yaşlı kayac birimleri Bozkır, Hadim, Seydişehir, Akören, Ahirli, Beyşehir, Doğan hisar, Kadınhanı yörelerinde ortaya çıkmaktadır. Genellikle Paleozoik yaşlı birimlerin bir devamı niteliğinde olan Mezozoik (ikinci zaman) yaşIi kayaçlar ise yaygın olarak Ereğli, Bozkır, Seydişehir; Ahırlı, Ak ören, Altinekin, Kadınhanı, Beyşehir, Akşehir, Ilgın, Doğan hisar yörelerinde yuzeylemektedir. Mezozoik sonunda kapanan okyanusun sıkışması ile ortaya çıkan dağ- oluşumu evresinde Toroslarda kütleler meydana gelirken okyanus kabuğu parçaları olan ofiyolitler bu kütlelerin arasında, özellikle Konya Meram, Ereğli güneyi, Bozkır güneyi, Karapınar ve Cihanbeyli civarında gözlenir konuma gelmiştir.

Tersiyerde (üçüncü zaman) denizin ve gölsel Sedimanların yanı sıra yaygın volkanik faaliyetlerle daha yaşlı birimlerin üzeri örtülmüştür. Denizel sedimanlar Ereğli ve Çumra civarında gözlenir. Konya ve çevresi Geç Miyosen (10 milyon yıl) Pliyosen döneminde blok faylanmalara çökmeye başlamıştır daha sonra bu ortamda bugün de kalıntılarını gördüğümüz (AkgöI ve Hotamis gölü) büyük bir göl oluşmuştur. Bu göl, karasal ve g~sel sedimanlar ile doldurularak bugünkü ovalardan Ereğli, Karapınar; Cihanbeyli, Kulu, Saray önü , Kadınhanı, Konya merkez ve çevre ilceler ile Çumra Ovaları oluşmuştur. Bu dönemde meydana gelen volkanik faaliyetler ile Karapınar, Çumra, Ak ören, Selçuklu kesiminde Takkeli dağ, Acıgöl, Meke Gölü gibi volkanik yapılar ve tüfler ortaya çıkmıştır. Ayni zaman aralığında İlgin civarında meydana gelen bir fay ile bugünkü kaplıca olarak kullanılan sıcak su çıkısIarı meydana gelmiştir. Bu~tu~n bu birimler Kuvaterner yaslı genç karasal sedimanlar la örtülmustur. Özellile Konya Ovası ve bunun devamı niteliğindeki Ereğli ve Cihan beyli Ovaları'nda, çok kalın alüvyal depolar bulunmaktadir.
Konya ili sınırları içerisinde Türkiye'nin en büyük alüminyum (boksit) ve magnezit yataklarının yanı sıra, kömür, kil, çimento hammaddeleri, kurşun-çinko, bariz madenleri ile örneğin oranda yer altı suyu rezervleri bulunmaktadır. Muminyum (boksit) yatakları Seydisehir ilcesi güneyinde üst Kretase zaman araliğinda karasal ayrışmalarla meydana gelmistir. Magnezit yataklari ise Meram ilçesi sınırlari içerisinde olup tek başına hem Konyanın hem de dünyanın en büyük rezervi (80 milyon ton) magnezit yatağıdır. Yunak civarında Magnezit ve az miktarda lüle tasi yatakları bulunmaktadir, Ilgin (Haremi Kurugöl), Beyşehir ve Seydişehir ilçelerinde Phyosen yaşlı toplam 750 milyon ton rezervli linyit kömürü yatakları bulunmaktadır. Beyşehir, Selçuklu ve Ilgın civarında önemli miktarlarda kil yataği vardır. Ayrıca Bozkır'da barit, Hadim (Kızılgeris) ve Bozkır'da (Kucuksu) kurşun çinko yataklari bulunmaktadır. Ayrıca Konya'nın birçok yerinde çimento hammaddelerinden kil, kalsit, jips, traş, kireçtaşı ve dolomit gibi hammaddeler bulunmaktadır. Konya ve çevresindeki Cumra, Ereğli, Cihanbeyli, Akşehir, Yunak ovalarinda yaklaşık 20-100 metreler arasında yer altı suyu bulunmakta ve bazı yerlerde bu su artezyen yapmaktadir.